|
 |
Tiyatro birlikte yaratılan, her
gece yeniden bir araya gelerek
var edilen bir sanat olayıdır.
Ne Yazarı, ne rejisörü, ne oyuncusu, ne de seyircileri
tek başlarına onu var edemezler.
İster bir çatı altında, ya da çatısız bir anfide,
hatta bir parkta, bir bahçede o
hep birlikte yaratılır. İşte bu
birleşme ve paylaşma başka
hiçbir sanatta yoktur.
Tiyatro çağlar boyunca insanlara aynı anda nefes
tutturan, aynı anda soluk
verdiren, aynı anda güldüren,
ağlatan, aynı anda düşündüren
bir güçle, mucizeyle var
olmuştur. |
O saat gelince, aynı heyecanı paylaşmak için yüzlerce
insan sözleşmişçesine tiyatroda
buluşmak için evlerinden
çıkarlar. sahnenin gerisinde
onları bekleyen, nefeslerini
tutmuş ışıkçılar, dekorcular,
oyuncular vardır. Salon ışıklar
alınır. Açılan yalnızca bir
perde değildir. O yeni dünyanın
duvarı, sihirli bir aynanın
buğusu, ya da yeni bir ufkun
sisidir. İşte bu anda her şey
birlikte var olmuştur.Bu var
oluştan mutlu bir doyum doğar.
Sanatçı seyircisine duygu,
heyecan, düşünce verir. Seyirci
bunları algıladığını sanatçısına
hissettirir. İşte Köprü
kurulmuştur. şimdi nabızlar tek
bir kalbe bağlanmıştır. Nefes
aynı nefestir.
İyiyle kötünün, doğruyla yanlışın, güzelle çirkin,
sevgiyle nefretin, cömertlikle
cimriliğin, aşkla kinin,
özveriyle bencilliğin,dostlukla
düşmanlığın ve daha sayamayacak
kadar çok düşünce ve duygunun
anlatıldığı tiyatro, hayatın bir
provası değil midir?
Burada gerçek hayatla kaynaşan tiyatronun gerçeği
ortaya çıkar.
İşte bunun için bize ayna olan, bize yeni bir dünya,
yeni bir ufuk açan, bizi, insana
yakışan yüce duygu ve
düşüncelerde birleştiren
tiyatro, toplumsal bir
mucizedir.
İşte bunun için birleşmeye en çok muhtaç olduğumuz bu
dönemde tiyatronun işlevi daha
da büyük bir anlam kazanır.
Cüneyt GÖKÇER
Devlet Sanatçısı
27 MART 1982
|